Baba “Nazar boncuğu nasıl çalışır?”  “Sigara böreği de sağlığa zararlı mı?”,  “Simit ne demek?”,  “Türkiye neresi?”,  “Biz Türk müyüz?”

5 yaşındaki kızım Melissa günün olmadık bir anında bu soruları sormaya başladığından bu yana yurtdışında çocuk yetiştirmenin tahmin ettiğimden daha zor, ama bir o kadar da keyifli bir uğraş olduğunu anladım.   

Zor, çünkü Melissa’nın, Amerika’da büyürken Türk kültüründen ve benim önem verdiğim değerlerden uzak kalmasını istemiyorum. Onun her iki kültürün zenginliklerini özümsemesini, her iki tarafa da aynı yakınlığı duymasını umut ediyorum...

Keyifli, çünkü nazar boncuğunun ‘metafizik mekanizmasını’ açıklamak için yaratıcılığımı zorluyorum....

Bu zorlukları ve hazzı yaşarken tek başıma olmadığımı bilmekse beni güçlendiriyor.. Biliyorum ki, benim gibi çok sayıda Türk asıllı anne-baba, yaşamayı seçtikleri, çocukları için daha iyi bir gelecek gördükleri Amerika’da benimle aynı deneyimi paylaşıyor...Aynı umut ve kaygıları taşıyor....Birbirimizi tanımasak da, yüzlerce mil uzaklıkta da olsak yaşamlarımızdaki bu ortak payda, sihirli bir motor gücüyle beni sizlere yaklaştırıyor....    

Aynı gücü Melissa da hissetsin istiyorum...Kendisi gibi Amerika’da doğup-büyüyen ikinci kuşak Amerikalı-Türkler’le kaynaşsın, yaşadıklarını onlarla paylaşsın istiyorum. Bunu yaparken Türk kültürüne duyduğu aidiyetin güçleneceğine de inanıyorum...Bu dileklerimin yalnızca kendi kızımla kısıtlı olmadığını ise zaten sanırım söylemeye gerek yok... Çünkü hedefim tüm Melissa’lar, Can’lar, Deniz’ler.....

Amerika’daki Türk çocuklarını organik olarak biraya getirecek formülleri ararken Türkiye’deki deneyimimi buraya aktarmak en mantıklı yol göründü.   1990’lı yıllarda Türkiye’nin en çok satan çocuk dergisini hazırlayan ekibin yöneticisi olarak bu deneyimimi pekala buradaki çocuklar için de kullanabilirdim...

Hemen kolları sıvadım ve 6 ila 14 yaş arasındaki Türk çocukları için Bonbon’un ilk hazırlıklarını yapmaya başladım...

Dergiyi hazırlarken ben ve ekibim tüm yazı ve çizgilerde kendi kültür değerlerimizin yansıtılmasına özen gösterdik. Çocuklarımızın Türk dilini daha iyi öğrenmelerini sağlayacak titizliği göstermek için de büyük çaba harcadık. Çağdaş değerleri özümsemiş, sevgi ve hoşgörüyü ön planda tutan bir yayın politikası belirledik.

Yayın kuruluna görüşlerine, beğenilerine, bildiklerine büyük önem verdiğimiz çocukları da aldık. Öyle ya onlar için hazırlanan bir dergide en fazla söz hakkı çocuklarda olmalı...  Yayın kurulumuzda 6 ila 14 yaş grubu arasında yer alan çocuklar var. Genç yayın kurulumuz, dergimize katkıda bulunan 25’in üzerinde konusunda uzman profesyonel yazar ve çizere yön verecek,  ilham kaynağı olacak...

Dergide her ay çocukların ilgiyle okuyacağı çizgi romanlar, Türk çocuk edebiyatından seçkin eserler, bilmece, bulmaca, oyun, gülmece sayfaları, posterler, karikatürler, birbirinden ilginç konular ve söyleşiler yer alacak.

Bonbon, okurlarının yaratıcılığından ve yeteneklerinden de güç alacak. Her ay, okuyucuların gönderdiği öykü, şiir, resim, desen ve fıkraları sayfalarımıza taşıyacağız. 

Bonbon, kar amacı gütmeyen, yazar ve çizerlerin gönüllü katkılarıyla hazırlanan, Amerika’daki Türk toplumuna, küçük de olsa, eğitim hizmeti vermeyi amaçlayan alçak gönüllü bir girişim.. İleride güçlü ve birbirine bağlı bir Türk-Amerikan toplumu yaratmak için sadece küçük bir başlangıç... 

Bu küçük adıma sizin de katkınız olsun istiyorsanız çocuklarınızı Bonbon’la tanıştırın...
Onları derginin sürekli okuyucuları ve konuk yazar-çizerleri arasına katın...

Unutmayın katkınızı abonelikle sınırlı tutmak istemiyoruz... Fikirlerinizi bizlerle paylaşmanızı, Bonbon’a sponsor olmanızı bekliyoruz......

Mayıs ayında, dergimizin ilk sayısında buluşmak üzere…


Sıtkı Kazancı
Yayıncı

 

 

 


© Copyright Bonbon magazine | www.bonbonkids.com